Revolution 2012 Ceyran Gitti – Dizi İncelemesi

Selamlar, sevgiler;

2012’de yayınlanmaya başlamasıyla 2 sezonluk, güzel ama bir o kadar da talihsiz olan bu yapımı inceleyeceğiz.

Şimdi spoiler bile sayılmayacak ana konudan bahsedeyim. Ardından dümdüz devam edeceğim.

Bir anda dünyadaki tüm elektirik kesiliyor. Piller bile çalışmıyor. Ani bir şekilde oluyor ve kimse nedenini, nedense bilmiyor. Gerçekten ilk bölümü izlediğimden itibaren benim için heyecan verici ve oldukça keyifliydi. Normalde yazılarıma sövüp sayarak başlarım ama dizi iyiydi be, hala onun gazındayım.

Elektiriğin olmayışıyla kısmi olarak ilkel çağlara dönen insanları görüyoruz. Nasıl kısmi olarak? Sonuçta bunların bir kısmı medeniyet görmüş insanlar, yinede insancıl davranmaya çalışıyorlar ama bir o kadar da yozlaşmış, medeniyet dünyasında kendine yer edinememiş, işe yaramazların işine geliyor tabiki bu durum.

Amerika ilginçtir ki elektirik olmayınca yıkılmış. Yerine bizim işe yaramazlardan biri olan Sebastian Monroe kendine Monroe Cumhuriyetini kurmuş ve “artık en güçlü benim” edalarıyla kendini bir şey sanmaktadır. Bu denyonun kankası olacak sütü bozuk Miles Metheson hep bunu öldürmeye çalışmıştır ama “o benim kardeşim” triplerine girip yapamamıştır.

Bu Miles’ın neden sütü bozuk? Aslında karakter diziye ne kadar kötü bir birlik, cumhuriyet, vatansever vs. gelirse bir şekilde halt ediyor. Baya iyide kılıç kullanıyor. Sevmek için bahanemiz çok ama ölmüş abisinin karısıyla yattığını görmem ekrana tükürmeme sebep oldu.

Kim bunun abisi? Ben Matheson. Kevaşe karısı ise Rachel Matheson. Sonradan anlıyoruz ki bu elektiriğin kesilmesinde en büyük rol oynayanlardan biri bu ikisi. Ben ilk bölümden ölüyor. Sonra gizem onun etrafında çözülüyor. Büyük bir adam.

Rachel’dan bahsedeyim biraz.

Olmaz olsun böyle karakter. Dizide ne kadar olumsuz giden, sorun, olay varsa bunun iyilik yapacam diye etrafta dolaşmasından oldu. Hala uslanmayıp yine iyilik yapacam diye her şeyi berbat etmeye tam gaz devam ediyor. Birinin sözünü asla dinlemiyor. Kendin karar alınca her şeyi berbat ediyorsun madem, sonra ağlayıp sızlıyorsun, peki niye hala aynı inada devam ediyorsun?

Bütün karakterlerin öz değerlendirmesini yaparsam bu yazı bitmez, çünkü her birinde bir şerefsizlik çıkıyor. Elekrik yok, medeniyet yok, hiçbir şey yok, ne bekliyoruz demi. O yüzden tekrardan sezon bazlı ana konuya geçiyorum.

İlk sezonun başlarında bize elektirik olmadan insanların ne hale geldiğini, nasıl yaşadığını, neler yaptığını anlatıyorlar. Ardından iş elektiriğin neden gittiğine gelince yani bilim kurgu boyutundayken ilginçleşiyor. Elektiriğin neden gittiğini söylemeyecem. Tahminde edemezsiniz zaten. Gidin izleyin. 🙂

Ardından sezon ortalarına doğru elektiriği çok ilginç şekillerde görüyoruz. Geliyor ama belirli cihazlara bir kolye sayesinde keyfi geliyor. Oda her zaman çalışmıyor. 1. Sezon genelde bilim kurgu, ilginç konuların ilişkilendirildiği çok güzel bir sezondu.

Ardından 2. sezonda biraz sarpa sarıyor. 1. sezonun hatırına izliyormuşuz gibi oluyor. Bilimle ilgili konulara minumum düzeyde yer verip daha çok devletler arasındaki savaş ve politik ilişkileri izliyoruz. Finalde çat diye kandırdık deyip tekrar konuyu yükseltiyorlar ama malesef dizi 3. sezon onayını alamıyor. Yani adam akıllı final yapamıyorlar aslında. Bu yüzden hikaye bütünlüğünü sağlamak amacıyla asıl final için 4 sayılık çizgi roman çıkartıyorlar. Gerçekten asıl final orada gerçekleşiyor ve aklımızdaki soru işaretleri kalkıyor.

Böyle güzel başlayıp halen etkisinde olduğum dizinin 2. sezonda sarpa sardırması ve 3. sezon onayı alamaması gerçekten üzücü. 4 sayılık çizgi roman serisinin ilk sayısına buradan ulaşabilirsiniz. Tabi diziyi izledikten sonra okuyun.

Dizi günümüzdeki çoğu diziye göre riskli bir konu işliyor aslında. Tamam elektirikle gitti bu ilginç ama elektirik yokken ne işleyebilirsin. Hemen elektiriği getiremezsin dizinin anlamı kalmaz. Bunun üstüne kurulu zaten. İnsanların vahşileşmesini tek seyretmek ise sıkıcı olur. Fakat, dizi bunu gerçekten 2. sezonun sonlarına kadar çok iyi işlemiş. Sonrasını toparlamakta güçlük çekmişler. 1. sezonu 20 bölüm, 2. sezonu ise 22 bölüm. Böyle güçlü ve güzel senaryolu bir dizi için sezon bölüm sayısı daha az olmalıydı. Daha zaman aralıklı çekilseydi çok farklı olabilirdi.

Sonuç olarak izlemediyseniz izleyin, hoşlanacağınıza inanıyorum. Çok fazla spoiler ve bilgide vermemeye çalıştım, izleyecek arkadaşlar için.

Dizi incelemesi yapacak mısınız diye iletişimden yazan Fatih’e selamlarla…

Bir sonraki inceleme, yazı, birşeylerde görüşmek üzere… Hoşçakalın…

Facebook Yorum

Facebook Yorum

Revolution 2012 Ceyran Gitti – Dizi İncelemesi” üzerine 22 yorum

  1. gerçekten tam bir başyapıt daha önce onlarca sefer izlememe rağmen hala sıkılmadan izleyebiliyorum

  2. İzlediğim dizilerden biri daha sonra da sıkıldığım dizilerden biri ilk başladığı gibidevam etseydi izlerdim 🙂

  3. Yabancı dizileri pek sevmem neden buna hasta oldum 😀 Sanırım arkadaş tavsiyelerine pek kulak asmamak lazım , sıkılırsın seni sarmaz demişlerdi. Artık onlar nereleriyle izledilerse 😀 😀

  4. Dizi çok iyi başladı kullanılan ekipmanlar ve fikirler iyiydi fakat sona doğru geliştiremediler aynı şeyleri izlemeye başladık.

  5. konusu ilginç. daha önce böyle bir yapıma denk gelmemiştim. en yakın zamanda izleyeceğim.

  6. iki sezon boyunca soluksuz olarak izlediğimiz revolution dizisi çok erken final yaptı, en azından bir sezon daha devam edebilirdi.

  7. Herkes diziyi beğenmiş ama ben grafikleri dışında pek beğendiğimi söyleyemeyecem.

  8. kesinlikle izlemelisiniz diyeceğim dizilerden değildir. ilk sezon dizinin kendi konusuna sadık kalırken, ikinci sezonda çok farklı konulara değindiler. zamanınız varsa çerezlik gidebilir.

  9. İlk sezonunu severek izlediğim hatta ilk bölümde işte diziyi buldum dediğim eserlerden ama 2. sezon o kadar iyi değildi.

  10. ilk sezonunu zevkel izlediğim bu dizi 2 sezon için bu geçerli değil yani gitkiçe bozuluyo gibi duruyor.

  11. dizinin bir kaç bölümünü izledim. gerçekten konusu çok güzel. spoiler yemedim şuana kadar. umarım bozmaz dizi.

  12. diziinin ilk zmanlarında çok hoşıma gidiyodu sonradan bozmaya başladı tabi bu benim düşüncem acaba siiznde öyle mi . Bu arada yazı için teşekkür ederim

  13. güzel bir başlık ceyran gitti ilgimi çekti okudum ama çok değişik geldi izlemeyi düşünüyorum teşekkür edeirm çalışmlarınızda size kolay gelsin 🙂

  14. Çok teşekkürler selam için kardeşim peki yeni bir dizi incelemesi yazmayı planlıyor musunuz aceba ?

  15. Diziyi izlemeyipte izleyenlerin aksine izleyipte izyeyen biri olarak şunları eklemeliyim. Bir daha seyredilmez. Ancak uyarlamasi yapilir 10 yil sonra o kadar.
    Başlangıç harika, sonrasında ki gelişmeler ve cereyanların neden çalışmadığının sebebini öğrenince vay be ne silah ama diyebilirsiniz. Ama sonra o mikroplar da cozutuyor laan diyorsunuz.
    Karakterler dediğiniz gibi cok gitgelli, hadi ama diyorusunuz her defasinda. Berbat bir final ile, ki yine dediginiz gibi, 3. sezon onayi alamadi diye hiiiccc uzulmedim. Ana karakter abimizin yine ‘Zoo’ diye dizisi var ama o da sacmaliyor sonlara dogru halbuki iyi konu hayvanlarin sapitmasi falan 🙂 Makaleden uzun olacak nerdeyse:) Anlatim tarziniz da super olmus, iyi calismalar 🙂

  16. ben bu diziyi izledim çok kısa daha uzun tutmaları gerekirdi mükemmel bir dizi aslında başımıza gelmesi olağan şeyler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir