Work and Travel Günlükleri // Amerika Yolculuğu #1

Selamlar, sevgiler Konu Deposu takipçileri. Bu yazacağım yeni seride size en baştan en sona, yaşadıktan hemen sonra aktararak Work and Travel Programı kapsamında Amerıka’ya nasıl gittiğimi ve neler yaptığımı anlatacağım. Daha bu ilk yazıyı yazarken Amerika’ya girmiş değilim. Tüm işlemleri hallettim. Çok yakın zamanda uçağım var. Sene başından beri buna koşturuyordum ve şuana kadar nasıl geldim bundan bahsedecem. 2. bölümden itibaren ise Amerika’ya ayak bastıktan sonra neler yaptığımı mümkün olduğunca size aktarmaya çalıcağım.

Bu yazılar aynı zamanda Work and Travel yapmayı düşünen arkadaşlar içinde bir fikir verici opsiyonu sağlayabilir. Umarım bu serimiz hoşunuza gider. Haydi başlayalım o zaman.

Work and Travel programından bahsederek başlayalım. Work and Travel adı üstüne, Çalışma ve Seyehat. Program kapsamında hem Amerika’da çalışıyorsunuz hemde geziyorsunuz. Tabi ilk önce bir şirketle anlaşmamız gerekiyor. Şirket ne? Şirketler neler? Kim lan bunlar? Kaç kişiniz oğlum?

WaT programı ile sizi gönderen şirketler var. Bunları araştırıp birini seçmeniz gerekiyor. Ben yaklaşım 15-20 şirket ile 1.5-2 saat arası konuşup görüşüp aralarından birine karar verdim. Şirketin ismini sormayın. Söylemem. Reklama gerek yok. Bu şirketler ilk sizinle ingilizce konuşarak ingilizce seviyenizi ölçüyor. WaT programı için en aşağı orta seviye ingilizceniz olmanız gerekiyor. Orta seviye ne o iş bende diyeniniz de olabilir, orta seviye çok fazlaymış buney ya diyeniniz de. Ben 2. kısımdayım. Ama korkmayın. Çoğu şirketin orta seviyeden anladığı ananı, babanı, okulunu, hobilerini söyleyebilmendir. Bazıları red edebilir, bazıları kabul edebilir, bazıları hem kabul edebilir hemde sizi ingilizce çalıştırabilir. Benim bulduğum sonuncusuydu. İngilizcen yetersiz deyip red edende oldu. Sana hiç bir iş veren iş vermez bu ingilizceyle diyende. Ama bunlar hep tecrübe. Sıkıntı yok. Şuan advance, yani ileri ingilizce isteyen bir işe mülakatla gayet güzel yerleştim. Hani kimse almazdı?. Advance aldı dimi. Yani şirketlerin ne dediğini o kadar takmayın. Size sen ingilizce çalış gel, sana 1-2 haftaya tekrar mülakat yapalım diyende çıkabilir. Boş verin onu. Başka şirkete geçin. Şirket mi kalmadı?

Başvuracağınız şirket illa şehrinizde olmak zorunda değil. Bunu da bilin. Atıyorum Mersin’de yaşıyorsanız, İstanbul’daki bir şirketle gidebilirsiniz. Benim gittiğim şirkette benim şehrimde değil zaten.

Mülakatlardan bahsedeyim. En başta şirket mülakatına girdiniz. Geçtiniz. Sonra şirket size iş opsiyonu sağlıyor. Bu işi ister misin diye? Eğer olur derseniz sizi mülakata sokuyor. Skype üstünden. Bazen iş fuarıda yapabiliyorlar. İşvereniniz ile bildiğiniz ingilizce konuşuyorsunuz. Amerikalı kendisi zaten. Onda size sorabileceği sorular az çok bellidir. Şirkette size öncesinden söyler zaten. Bunları bunları sorabilir diye. Eğer geçemezsiniz de sıkıntı değil. Siz şirkete para veriyorsunuz. Sizi her türlü Amerika’da bir işe sokmak zorunda. Bunun için var. Rahat olun.

Benim ilk işverinim işe almadı. 2.si aldı. Şuan Virginia’da pizzacıda çalışacağım. İlk işe almayan iş Wisconsin’da otel temizlikçisiydi. İyiki almamış. Daha iyi bir eyalete ve daha iyi bir işe gidiyorum şimdi.

İşe yerleştiniz işe girdiniz. Sonra uçak bileti falanda alırsınız bakarsınız. Ve malum, en önemli mülakata. Amerikan konsolosluğunda vize mülakatı. O mülakata iyi çalışın. Başka diyeceğim şey yok. Şirket zaten sizi yönlendirir ve o zamana kadar baya aşama kat ettiğiniz için ne yapacağınızı bilirsiniz. O yüzden yapın yani. Haklarınızı iyi öğrenin. Bana iyi sordular. Bildiğiniz konsoloslukta Amerikalı biriyle ingilizce yapıyorsunuz mülakatı yine.

Çok fazla konuştum. İşlemler hakkında daha fazla detay vermeyeceğim. Kafanızda otursun diye dedim. Yakında gidiyorum, belki de bu yazıyı yayımladığımda çoktan gitmiş olurum. En başta çok hevesli başladım bu işe. Şuan tüm işlemlerim, herşeyim tamam. Kesinlikle gidiyorum yani. Hiç bir pürüz kalmadı. Ama ilk seferindeki gitme isteğim kalmadı nedense. Belkide gidince düzelir, şevkim açılır bilmiyorum. Burada çok güzel insanlar tanıyorum. Yaklaşık 3.5 ay uzakta tek başıma olma düşüncesi her güzelliğe rağmen kafamı kurcalar oldu. Bakalım ama ya. Size özel hayatımdan bahsetmeyecem daha fazla. Sizene lan.

Sizde work and travel yapmayı düşünüyorsanız ve aklınızda sorular varsa yorumlarda belirtirseniz cevaplarım. İletişimden yazabilir yada mailde atabilirsniz.

Bir sonraki hikaye Amerika’ya ayak bastıktan sonrasını içerecek. O ilginizi daha çok çeker. Takipte kalın. Kendinize iyi bakın.

Facebook Yorum

Facebook Yorum

Work and Travel Günlükleri // Amerika Yolculuğu #1” üzerine 2 yorum

  1. Benim de bu aralar ciddi ciddi düşündüğüm bir konu. Yurt dışına çıkmadan, dil öğrenmeden ayakta kalmak zor. Bu program da oldukça faydalı. Yazınız açıklayıcı olmuş.

  2. Amerika gerçekten yaşamın zor olduğu bir yer. Work and travel için bile olsa ülkeye giriş yapmak ondan sonraki süreçlerde vize işlerini kolaylaştıracaktır. TErcih edilebilir bana göre

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir