George Orwell-Hayvan Çiftliği

Yeni bir kitap incelemesiyle karşınızdayım.

Buraları boş bırakmaya hiç niyetim yok! 🙂

Hayvan Çiftliği, okuyanın çok beğendiği ve okumayanın da mutlaka şanını duymuş olduğu nadir kitaplardan biri bildiğiniz üzere. Benim için de ikinci seçenekteki gibiydi. Bu yüzden kitabı okumaya başladığımda yanıma bir defter ve bir kalem almayı ihmal etmedim. İnce eleyip sık dokumam lazımdı çünkü.

Kitabımız, yazar George Orwell ve çevirisini yapan Celal Üster’in tanıtılmasıyla başlıyor. Celal Üster’in kitap hakkında bilgi vermesiyle, daha sonra da asıl hikayeyle devam ediyor. Yalnız Celal Üster’in açıklaması sayesinde kitap çok daha anlaşılır bir hale gelmiş bana göre. Onun bu katkısını görmezden gelemeyeceğim o yüzden.

Kısaca kitap, çiftlikte yaşayan hayvanların insan çıkarlarına hizmet etmekten bıkıp domuzların öncülüğünde çiftçileri olan Bay Jones’u oradan kovmaları ve kendilerine yeni bir düzen oluşturmaya çalışmalarından bahsediyor. Oluşturmaya çalıştıkları düzen “bütün hayvanlar eşittir” ilkesiyle başlayıp “bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir” ilkesiyle son buluyor. İlginç olan ise, domuzlar dışındaki diğer hayvanların buna kesinlikle karşı çıkmayıp tam tersine bu ilkeye haklı sebepler bulmaya çalışması. İşte bu noktada olayları gerçek hayata uyarlamadan edemiyorsunuz.

Biraz daha detaya girersek, Snowball ve Napoleon adındaki iki domuzun önderliğinde başlayan bu ayaklanmadan sonra çiftlikte işler hayvanların istediği gibi yürümeye başlar. Çok çalışıp çok yorulurlar ama bütün bunları kendileri için yapıyor olmaları onlara yorgunluklarını hatırlatmaz. Bütün bunların yanında, oluşturulan düzeni daha sağlıklı hale getirmek için çiftlikte bütün hayvanların uyması gereken “7 Emir” oluşturulur.

Bunlar:

  1. İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
  2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
  3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
  4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
  5. Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
  6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
  7. Bütün hayvanlar eşittir.

Fakat zaman ilerledikçe eşitliği ve iyi davranışları konu eden bu 7 Emir çok farklı bir hale bürünecektir. Çünkü domuzların gözünü hırs ve açlık bürüyecek, diğer hayvanları kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde kullanacaklardır. Kendilerini “önder” ilan edecek, herkesi de buna inandıracaklardır.

Napoleon ve Snowball isimlerini kullandım ama size onların nasıl karakterler olduklarından bahsetmedim. Bu iki karakter en basit konuda bile tartışma yaşayacak kadar birbirine zıttır. İkisi de domuz elbet ama biri gerçekten kendisi kadar diğer hayvanları da önemseyen, yeniliklere açık, adaletli ve yiğittir. Ama biliyorsunuz ki hiçbir zaman böyleleri toplum tarafından kabul edilmez, çeşitli nedenlerle dışa itilir. Kitapta da böyle olduğunu göreceksiniz.

Koyunların gerçekten de “koyun” olduğu, ne söylenirse sadece onu kabullenip sorgulamayan canlılar olması, onların bazı insanlarımıza fazlasıyla benzemesi kitapta çok net aktarılan şeylerden biriydi. Boxer adındaki atın güçlü ve çalışkan olmasına rağmen bir türlü gerçekleri görememesi de dikkatimi en çok çeken karakter olmasına neden oldu. Dikkat çeken bir başka yer ise hayvanların şahit oldukları şeylerin daha sonradan yok sayılıp onlara da bunların yaşanmadığını kabul ettirmeye çalışmaları, hayvanların ise kabul etmesi. İşte size kitabı gerçeğe uyarlamak için bir başka neden daha. Biliyorsunuz, bu şekilde aklımızla çok dalga geçiliyor.

Hakkında bilgi sahibi olduğumuz konulardan biri de: kitabın Sosyalizm’i, Stalin’i eleştiriyor olması. Fakat benim kitaptan çıkardığım Sosyalizm eleştirisinden çok, insanlara yönelik eleştiriler olması. Hayvanlar mı demeliyim yoksa? İnanın bu konuda ikilem yaşayan kişi bir tek ben değilimdir. Çünkü kitabı okurken karakterlerin hayvan mı, yoksa insan mı olduğunu bir türlü ayırt edemiyorsunuz. Bu da George Orwell’ın bizlere karşı yaptığı eleştirileri hayvanlar üzerinden aktarmasına rağmen direkt kendi üstümüze alınmamızı sağlayan ustalığından kaynaklı sanıyorum.

Kitap 152 sayfa. Zaten aralarda da resimler bulunduğu için çok sıkmıyor, çabuk bitiriyorsunuz. Kitabın eleştirilerle dolu olması da sizi yanıltmasın. Bu eleştiriler o kadar yerinde ve haklı ki, kesinlikle sıkılmayacaksınız. Yani okuyun efenim, tavsiye ediyorum.

Son olarak da kitabı okumamış olanlardan özür dileyerek şu alıntıyı paylaşayım:

“İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.”

Ben, kitabın fazlasıyla etkileyici olan son paragrafından şu sonucu çıkardım: Yanlış kişiye güç ve hakimiyet verildiğinde bütün bunları çıkarları için kullanıp, tam da olmasından korktuğunuz kişiye dönüşür. 

Benim için incelemesini yazmanın en zor olduğu kitaptı Hayvan Çiftliği. Umarım sizlere doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarabilmişimdir. Okuduğunuz için teşekkürler!

-indavegas hediyeleri serisinden 2.kitaptı. Kocaman sevgiler 💜

Facebook Yorum

Facebook Yorum

George Orwell-Hayvan Çiftliği” üzerine 11 yorum

  1. George Orwell Hayvan Çiftliği kitabi; zamana direnen, değerinden bir şey kaybetmeyen, günümüz siyaset ve toplumsal hayatina ışık tutan kült bir eserdir. “Adalet”, “Eşitlik’, gibi kavramlarin ademoglunun fitratina aykiri olduğunu tokat gibi suratimiza çarpmaktadır. İktidar erkini elinde bulunduran insanlarin nasil zalimlestigini hayvanlar üzerinden sombellestirerek modern hiciv örneği ortaya koymuştur. Daha iyi bir yönetim için mevcut yonetimleri tasfiye edenlerin zamanla hükmetme güdülerinin kurbani olduklarini bunun kısır bir döngü olduğunu ve sadece insanlar için değil bütün canlılarda bunun kacinilmaz olduğunu vurgulamıştır. Günümüz insanları ve yöneticileri için başucu niteliğinde bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabin mesajini çok iyi tahlil etmişsin.Kitap seçimin ise güncelliği korumasi sebebiyle isabetli olmuş. Bir dahaki yazini sabirsizlikla bekledigimi belirtmek isterim. Başarılar.

    1. Siz benden çok daha iyi anlattınız kitabı bu yorumunuzla hocam 🙂 çok teşekkür ediyorum.

  2. Bir insan mıyız bir de ustüne hayvan çiftliği. Bize gizli mesaj vermeye çalışıyor galiba 😂

  3. George ORWEL 1984 ve Hayvan Çitfliğini yazaraken,despotizme karşı bir çağrı yapıyor
    .Senin de yerinde tesbit ettiğin değerlendirmende,yanlış kişi veya kişilere güç verildiğinde nasıl bir sonun insanları beklediğini göstermektedir .Çiftlikteki hayvanlar toplumda hergün karşılaştığımız tipler .Benim zeki .akıllı kızım. Kitap incelemen bir harika öpüyorum…

  4. Evet çok gizel açıklamışsın kitabı ve benimde eklemek istediğim şey gerçektende Troçkist bir kitap 🙂 oysa ben Stalin hastasıyım 🙂

  5. Ezop masalları gibi bir fabl olmuş kitap. meseleleri, mesajları anlatmanın yollarından birisi de fabl . kitabı beğendim. okumanızı tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir